Kimler Üstün Zekalıdır?

Kimler Üstün Zekalıdır?

Arkadaşlar çocuğunuzun üstün zekalı /özel yetenekli olduğunu nasıl anlarsınız? Hangi çocuklar üstün zekalı tanısı alır? Özel yetenekli çocuk çocuk nasıl tespit edilir? sorularının cevabını bulabileceğiniz Uzman Psikolog Şeyda Özdalga’ya ait yazıyı sizlerle paylaşıyorum.

Kimler Üstün Zekalıdır?

Normal üstü zeka için üstün zekalı, zeki, üstün yetenekli, süper zeka, dahi gibi kavramlar kullanıyoruz. Üstün zekâlılar; daha hızlı öğrenen, daha uzun süre akılda tutan hafızaları güçlü, daha geniş ve derinliğine kavrayabilen, olay ve olgular arasındaki ilişkileri daha önce anlayabilen, zihinsel yaratıcılıkları ve akıl yürütmeleri gelişmiş, sezgileri güçlü, tüm bu zihinsel yetenekler bakımından akranlarına göre üstün zihin kapasitesine sahip çocuklardır. Beyin fonksiyonları yüksek düzeyde ve hızlı çalışır.

Zeka % 85-90 genetik olarak ailemizden bize geçer ve Dünya ve Türkiye nüfusunun yaklaşık % 2-3 si üstün zeka oranına sahip olduğu görülmektedir. Ülkemizde eğitim yaşında 15 milyon, 0-6 yaş grubunda 8.5 milyon, 3-6 yaş okul öncesi eğitim yaşında 4.5 milyon çocuk bulunmakta ve bu çocukların % 30’unu 5-6 yaş grubu çocukları oluşturmaktadır. Bu rakamlar üstün zekâlı öğrencilerin ele alınması gereken büyük bir öğrenci topluluğu olduğunu göstermektedir.

Nasıl tespit edilir?

Üstün zeka doğumdan itibaren çocuğun tüm gelişim alanlarındaki gözlem ve standart testlerle tespit edilebilir.  Bebeklikte kurduğu göz kontağı, bir uyarana verdiği tepkisi,  hareketleri taklit etmesi, daha sonra dil becerisi, anlaması, kendini oyalaması, seçtiği oyunlar, oyuncaklar, hafızası, tatmin olana kadar soran, sorgulayan yapısı, farklı ilgi alanları (uzay, nesli tükenen hayvanlar vs.), çabuk öğrenmesi ile yaşıtlarından farklı olan çocuklardır. Okuma yazmayı herhangi bir eğitim almadan gözlemleriyle öğrenebilirler.

Okulların bağlı olduğu İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin Rehberlik Araştırma Merkezleri (RAM) ile özel danışmanlık merkezlerinde bu konuda özel sertifika sahibi psikologların uyguladığı wisc-r testi ile tespit edilmektedir. Bu test sözel ve görsel alana ait edinilmiş bilgi ve okul öğrenmesini ölçen sözel soruları cevaplama, sözel alanda soyutlama yapabilme ve kategorik düşünebilme, verilen kelime çiftleri arasında benzerlik bulmak yoluyla kavramlaştırma yapma, kısa süreli işitsel bellek, aktif işlem belleği ve matematik becerilerini ölçme, duyduğu matematik problemlerini akılda çözme, toplumsal beklentileri anlama, sosyal problem durumlarında inisiyatif alabilme, gereken hareketi gerçekleştirebilme, kelime bilgisini, sözel algı ve ifade becerilerini, duyduğu kelimeleri tanımlama, kısa süreli işitsel bellek ve sıralı hatırlama yapabilme, görsel farkındalık, görsel tanıma ve uzun süreli görsel bellek becerilerini ölçme, resimlerdeki eksiklikleri bulma, görsel alanda neden-sonuç ilişkisi kurabilme, sıralama yapma, zaman algısı, zamansal sıralama becerilerini ölçme, resimleri oluş sırasına göre düzenleme, görsel-mekansal algı, bütünden parçaya analiz yapabilme, sözel olmayan alanda kavramlaştırma yapabilme desene göre kopyalama, duyusal motor geri bildiriminden faydalanabilme, parçalar arası ilişkiyi tahmin edebilme ve esneklik gösterebilme, yönergeleri takip edebilme, psikomotor hız, kısa süreli görsel bellek becerilerini, soyut şekillerle sayıları, kağıt-kalem becerilerini de kullanarak eşleştirmeyi ölçen alt testleri içerir.

Zeka testlerinin sayısal sonuçları çocuk üstünde baskıyı ve beklentiyi arttırıp ailelerin yarışa sokmasına ve yanlış yaklaşımlarla çocuğu olumsuz etkilemesine sebep olduğundan paylaşılmaz, profil ve yaşıtlarının içinde yüzdelik dilimdeki yeri raporlaştırılır. “Benim çocuğumun 138 IQ su var” bilgisi değil zeka alanlarının profili önemlidir. Güçlü ve desteklenmesi gereken alanların tespit edilmesi yeterlidir. Sayısal veriler profesyoneller arasında kullanılan bir dildir.

Üstün zeka geriler veya geliştirilebilir mi?

Üstün zekalıların ilgi ve yönelimleri desteklenmediğinde körelir, ilgi ve merakları 4. sınıftan itibaren azalır, normalize olmaya başlar. Doğru yönlendirilmeyen zekanın ahlak dışı kullanımları söz konusu olabilir. Zeka var olan kapasitedir, bu kapasite kullanıldığında başarıya dönüşür. Akademik başarı ise zekanın gerektiği gibi kullanılmasıyla olur. Aile ve eğitim kurumları zamanında destekleyerek, öğrenme ve meraklarını doyurarak zekayı koruyup, geliştirebilir, ürüne dönüştürebilir.

Zekanın en hızlı geliştiği dönem okul öncesi dönemdir. Zeka gelişimi hamilelikle başlar, annenin beslenmesi, stressiz hamilelik geçirmesi, karnındaki bebekle diyalog kurması yanında doğum sonrasında emzirmesi, göz kontağı kurarak bebeğiyle konuşması, konuşurken çocuğunda ilgi ve merak oluşturması, odasını dikkatini arttıracak şekilde düzenlemesi, düzenli olarak masal okuması, anlatması, kahramanlarla ilgili,” bu kahraman ne düşünmüş, ne hissetmiş, sen olsan ne yapardın?” gibi sorular sorması, zeka oyunları oynatması, ilgisini geliştirecek doğa,  müze gezileri, konserler planlayabilir. MEB’in 2008 de değişen “özel eğitim ile eğitim alma hakkı” yönetmeliğine göre okuldan destek eğitim hizmeti talep edilebilirler. Zengin eğitim programları sunan üniversitelerin (Doğuş ve Bilgi Üniversitesinin 3-5 yaş, 6-14 yaşa felsefe, web tasarımı, robotik, fen bilimleri akıl oyunları, üretken düşünme, eğlenceli sayılar, drama, kriminoloji gibi alanlarda hafta sonu programlarına götürebilir,) üstün zekalılar dernek ve enstitülerinin, TÜBİTAK’ın kurslarından yararlanabilirler. Bilim ve Sanat Merkezleri, Fen Liseleri, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri, TEV İnanç Türkeş Özel Lisesi, Beyazıt Ford Otosan İlköğretim Okulu, Üstün Yetenekliler Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi gibi kurumlardan destek alabilirler.

Üstün zekalılar hangi psikoloji içindedir?

Araştırmalar, öğrencilerin geneline sunulan eğitim kazanımlarının üstün zekâlı çocukların eğitimsel ihtiyaçlarını karşılamadığını ortaya koymuştur. (Braggett 1992 )

Bir çok araştırma sonucuna göre erken dönemde tanılanmayan ve ihtiyaçları karşılanmayan üstün zekalı çocukların hayal kırıklığı yaşamaktalar ve okullarında düşük başarı ve davranış problemleri göstermektedirler. (Mills,1992)

Üstün zekâlı çocukların psikolojik kırılganlığının akranlarına göre daha fazla olmadığını gösteren birçok araştırma sonucu bulunmaktadır. Fakat akademik ilerleme ve uygun arkadaş ihtiyacı karşılanmadığında sıkılma, düşük başarı, mükemmeliyetçilik gibi muhtemel problemler ortaya çıkabilmektedir (Neihart, Reis, Robinson, & Moon, 2002).

Üstün zekalı olup, özel öğrenme güçlüğü ve dikkat eksikliği nedeniyle performansını yansıtamayan bir çok çocuğun başarısızlık algılarıyla, kişilik gelişimleri etkilenmektedir. Özel öğrenme yaşayan tarihte ki ünlülerden Albert Einstein, Leonarda da Vinci, Agatha Cristie, Auguste Rodin,  Sir Winston Churcill bunlardan bazılarıdır. Öğretmenleri “bu çocuk ters yazıyor, okuyamıyor neresi zeki?” gibi değerlendirebiliyor bu tür durumda olan çocukları. Bu nedenle özel eğitim imkanı verilmesi gereken bu çocuklara, özel eğitim alan eğitimci kadrosu, okul idarecileri ve beceri odaklı, proje bazlı, zenginleştirilmiş bir eğitim programına ihtiyaç vardır.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir