Özgül/Özel Öğrenme Güçlüğü Olan(Disleksili) Öğrencilerin/Bireylerin Üniversiteler İçerisindeki Yasal Hakları Nelerdir?

Özgül/Özel Öğrenme Güçlüğü Olan(Disleksili) Öğrencilerin/Bireylerin Üniversiteler İçerisindeki Yasal Hakları Nelerdir?

Arkadaşlar Avukat Burcu AKAR MURATOĞLU ARABULUCU – UZLAŞTIRMACI tarafından kaleme alının yazıyı sizlerle paylaşıyorum.

 

Öncelikle ÖÖG’li(Disleksili )çların/bireylerin yasal hakları neyi ifade eder onu açıklamak isterim. ÖÖG’li/Disleksili çocuklar/bireyler bilindiği üzere normal gelişim gösteren akranlarına oranla anlamlı ölçüde öğrenmede güçlük çeker ve akranlarından akademik anlamda geride seyrederler. Bu durum bu çocukların/bireylerin özel eğitime ihtiyacı olduğunu açıkça göstermektedir. Söz konusu bu özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar/bireyler için bir takım usul ve esaslar, ülkemizde başta Anayasamız olmak üzere, bazı kanun, kanun hükmünde kararname, genelge, ve yönetmeliklerle kanun koyucular tarafından belirlenmiştir. Bu usul ve esaslar ÖÖG’li(Disleksili) çocukların/bireylerin normal gelişim gösteren akranları ile akademik ve sosyal anlamda aynı seviyeye de seyretmelerini ve onlarla birlikte bütünleştirilmiş ortamlarda eğitim almalarını amaçlamaktadır. İşte bu usul ve esasların ÖÖG’li çocuklar/bireyler tarafından eğitim hayatları boyunca, kullanılması, ilgili makam ve birimlerce kullandırılması yasal hakları ifade eder.

Yasal Hakların kullanılabilmesi için ÖÖG’li(Disleksili) çocuğun/bireyin öncelikli olarak tanılama sürecinden geçmesi akabinde ailesinin talebi üzerine çocuk/birey hakkında engelli Sağlık Kurulu raporu düzenlenmesi gerekmektir. Üniversite öncesi, bu rapora haiz çocuğun/bireyin ailesi, üniversite öğrencisi/birey raporu ile birlikte öğrenimini gördüğü okula sunarak çocuğun/bireyin özel farklılıkları dikkate alınarak ihtiyacı olan tedbirler okul tarafından derhal alınmalıdır.

iLKOKUL – ORTAOKUL – LİSE ÖÖG’Lİ(DİSLEKSİLİ) ÖĞRENCİLERİ İÇİN YASAL HAKALR ÖZETLE NELERDİR TEKRARDAN HATIRLAYALIM;

Daha önceki yazılarımda detayıyla değindiğim üzere, üniversite öncesi öğrencilerin yararlandığı yasal haklar ve dayanakları tekrardan belirtmek isterim. Söz konusu bu yasal dayanaklar aynı zamanda üniversite hayatında, kısmen atıfta bulunarak kısmen bazı kanun hükümlerince uygulama alanı bulmaktadır.

Yasal Dayanaklarımız:

Özel Eğitime ihtiyacı olan çocuklar arasında, Özel Öğrenme güçlüğü/Özgül Öğrenme Güçlüğü içerisinde yer alan Disleksili çocukların En temel hakları Özetle aşağıda yer aldığı gibidir:

1) TEMEL KANUNLAR BAKIMINDAN DAYANAK HAKLAR:

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI – Kanun No.: 2709 -Kabul Tarihi: 7.11.1982

-Anayasa’nın 42. Maddesi 8. fıkrası; Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirler alır. 2. Fıkra; II. Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.

-Anayasa’nın 42. Maddesi 8. fıkrası; Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirler alır. 2. Fıkra; II. Eğitim ve Öğrenim Hakkı ve Ödevi Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.Anayasa’nın 49. Maddesi, Çalışma herkesin hakkı ve ödevidir.Anayasa’nın 50. Maddesi, 2. fıkrası; Bedeni veya ruhi yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar.Anayasa’nın 70. Maddesi; Her Türk Kamu Hizmetlerine Girme Hakkına sahiptir.

–Anayasa’nın 70. Maddesi, 2. Fıkra; Hizmete Almada Görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayrım gözetilemez.

TÜRK CEZA KANUNU – Kanun No. 5237 – 26/09/2004 EĞİTİM VE ÖĞRETİMİN ENGELLENMESİ BAŞLIKLI;

-Madde 112 – (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla;

a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim faaliyetlerine,b) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına,

AYIRIMCILIK BAŞLIKLI;

Madde 122 – (1) Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, özürlülük, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yaparak;

a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya bir hizmetin icrasını veya hizmetten yararlanılmasını engelleyen veya kişinin işe alınmasını veya alınmamasını yukarıda sayılan hâllerden birine bağlayan,b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden,c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleyen, Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. engel olunması hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

2) DAHA ÖZEL ALANA İLİŞKİN KANUNLAR KAPSAMINDA İSE; 5378 SAYILI ENGELLİLER HAKKINDA KANUN VE ENGELLİLERİN HAKLARI BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME;

****Özel Öğrenme Güçlüğü olan (Dislektik, disleksik, Disleksili) çocuklar Ülkemizde Devlet içerisinde bulunan kurumlarda Engelliler içerisinde değerlendirilmekte ve Engelli Hizmetlerinden faydalanmaktadır. Çünkü söz konusu bu çocuklara hastaneler tarafından verilen raporlarda %20 Engelli ibaresi bulunmaktadır. Detaylı bilgi için özürlü/engelli Sağlık Kurulu Raporlarını inceleyin lütfen….

Amaç
Madde 1- (Değişik:6/2/2014-6518/62 md.)
Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.KAPSAM:
Madde 2-Bu Kanun engellileri, ailelerini, engellilere yönelik hizmet veren kurum ve kuruluşlar ile diğer ilgilileri kapsar.Madde 3- c BendiEngelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, tanımlamaktadır.

-MADDE 15 Hiçbir gerekçe ile engellilerin eğitim alması engellenemez.Engelli çocuklara gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak bütünleştirilmiş ortamlarda ve engelli olmayanlarla eşit eğitim imkanı sağlanır. Şeklinde açıkça ifade edilmiştir. Ayrıca Yine aynı kanun ayrımcılığa ilişkin düzenlemeyi de açık bir ifade ile belirlemiştir.

Ayrımcılık – Madde 4/A-(Ek:6/2/2014-6518/65 md.)

Doğrudan ve dolaylı ayrımcılık dâhil olmak üzere engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılık yasaktır.

Söz konusu Kanunla özetle aşağıda yer alan tüm hususlarda kanun kapsamında koruma sağlanmıştır.

Bu Kanunla Birlikte;

-Ayrımcılık-Topluma Dahil Olma-Destek-Erişilebilirlik-Bakım-Hizmet-Erken Tanı ve Koruyucu Hizmetler-İstihdam-Eğitim……. V.S……

Zaman zaman disleksili çocukların raporları %40 engel derecesini de gösterebiliyor. Özgül öğrenme güçlüğünüm yanında bazen dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite de yer alabiliyor bu gibi durumlarda raporda engel derecesi %40’a ulaşabiliyor. Bu durumda yine yukarıda yer alan Engelli Kanunu dayanak Knaun olacaktır. Ancak söz konusu bu kanun %40 ve üzerinde engel durumu olanlar için bir takım farklı halar tanımıştır. Bunlar nelerdir diye özetle baktığımızda;

İLGİLİ KANUNDA; %40 VE ÜZERİ ENGELLİ RAPORU OLAN ÇOCUKLARIN HAKLARINI İNCELEDİĞİMİZDE ÖZETLE;

%40 ve üzeri engelli bireylere baktığımız da;bir çok yasal dayanağı olan sosyal-ekonomik-bireysel haklar mevcuttur. Bunlar Nelerdir Özetle;1-İlki ve en önemlisi Özel Sektör ve Kamuda İstihdam Konusu:-4857 Sayılı İş Kanununa göre, İşyerlerinin Engelli Çalıştırma Zorunluluğu; Buna göre; İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç özürlü,(Engelli) kamu işyerlerinde ise yüzde dört özürlü(engelli) ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler.–657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa Tâbi Kurum Ve Kuruluşlarda İstihdam Edilmesi Gereken Engelli Oranı Ne Kadardır?
Devlet Memurları Kanununa göre; kurum ve kuruluşlar çalıştırdıkları personele ait kadrolarda %3 oranında engelli personel çalıştırmak zorundadır. %3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (taşra teşkilatı dahil) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır.Öte yandan; %40 veya üzeri engelliler için; Kamuda istihdam önceliği ve EKPSS sınav hakkı, Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik” 07/02/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. En son 27. Nisan 2014 tarihinde söz konusu sınav yapılmıştır.1-Su İndirimi: Her Belediye bu indirimi uygulamak zorundadır. 18 yaşını dolduranlar için indirim oranı %50 ‘dir.2-Digitürk İndirimi: %40 ve üzeri engellilere %50 indirimlidir.(Bu hakkı kendi evinizde kullanamıyorsanız istediğiniz bir kişinin bu hakkı kullanmasını sağlayabilirsiniz.)3-Şehir İçi Ulaşım: Belediye otobüslerinden %40 ve üzeri engel oranına sahip olanlar ücretsiz yararlanır. Şehir dışı ulaşımda da %30 indirim mevcuttur. THY’ de yine %25 indirim mevcuttur. TCDD’ ise %50 indirim ile ulaşım hakkı tanınmıştır.3-EKPSS’ye girme Hakkı: %40 ve üzeri tüm engellilerin sınava girme hakkı vardır.4-Gelir Vergisi İndirimi:%40 ve üzeri tüm engelli çalışan ve engelli çocuğu olan çalışanlar gelir vergisi indirimden yararlanır. Serbest çalışanlarda bu hakkı kullanır.5-Türk Telekom Sosyal Tarife-TTNET-UyduNet ve TurkcellSüperonline gibi alanlarda da indirimler yine %40 ve üzeri engelli olmak şartıyla mevcuttur.Muayenede öncelik hakkı %40 ve üzeri içinDevlet Tiyatrolarında- Müze ve ören yerlerinde indirim yine %40 ve üzeri içinCep telefonu hizmetlerinde indirim mevcuttur.(%40 ve üzeri)Üniversitelerde engelli öğrencilere üniversite girişlerinde ek puan verilebilmektedir. Üstün yetenekli öğrencilerin YÖK tarafından değerlendirilmesi sonucu uygun görülmesi halinde YGS’ye girmeden Güzel Sanatlar Bölümüne kayıt olabilmeleri hakkı getirilmiştir.Engelli Memurun nöbet durumu, engelli memura kendi isteği dışında fazla mesai ve gece nöbet yaptırılamaz.Engelli Memurun izin Hakkı; T.C Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nün 12.2002 tarihli yayınladığı 2002/58 nolu Genelgesi 3. Maddesi uyarınca, 10-16 Mayıs Sakatlar Haftasının ilk günü ile Engelliler Gününde Engellilere yönelik faaliyet gösteren Konfederasyon, bağlı federasyonlar ve derneklerin kamu görevlisi olan yönetim kurulu üyeleri ile kamuda görev yapan tüm engelliler idari izinli sayılacaktır.Daha bir çok benzer hak bulunmaktadır. İlgili tüm kanun ve yönetmeliklerden ulaşılabilir.Disleksili bireyler engelli raporları olduğu halde yukarıdaki hakları kullanamamaktadır.

KISACA RAPORLAŞTIRMA SAFHASI ;

Bir çocuğun eğitim hayatında yapılacak düzenlemeye ‘Resmi Eğitim Tedbiri’ denir. Resmi tedbir alınması için mutlaka çocuğun durumunu tanılayan bir rapor olması zorunludur.

Veli, okul sürecinde yaşanan problemlerden dolayı hastaneye başvurur. Veya okul sürecinde yaşanan problemlerden dolayı Eğitsel Değerlendirme İsteği Formu ile Rehberlik ve Araştırma Merkezine başvurur.Hastaneye yapılan başvuru sonucunda;Disleksi tanısı konulur ise: Engelli Sağlık Kurulu Raporu düzenlenir. (En az %20 oran) Skolastik becerilerde karma tip bozukluk Özgül öğrenme güçlüğü Disleksi!!! Disleksi, rapor için başvurulan hastanelerde veya Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde uygulanan test WISC-R Testi’dir.Bu rapor akabinde aile-veli Rehabilitasyon Merkezlerini gezmeye başlar ve nihayetinde birinde karar kılıp, bir BEP programı hazırlanır.

RAM’LARA (REHABİLİTASYON ARAŞTIRMA MERKEZLERİ) BAŞVURMA AŞAMASI;

Bir rapor alındıktan sonra veli Rehberlik ve Araştırma Merkezine (RAM) başvurur.(Randevu alır) VEYA Okul rehberlik servisi ‘Eğitsel Değerlendirme İsteği Formu’ ile randevu alarak veliyi RAM’a yönlendirir.

ÖZETLE REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ NE YAPAR PEKİ?

* Rehberlik ve Araştırma Merkezine gelen çocuk performans olarak incelenir.

* Aile formu ile ev hayatıyla ilgili bilgileri alınır.

Eğitsel Değerlendirme İsteği Formu ile okul hayatı hakkında bilgiler toplanır.Tüm bu bilgiler doğrultusunda değerlendirilmeye başlanır.

İLÇE ÖZEL EĞİTİM ÜST KURULU;

RAM, İlçe Özel Eğitim Üst Kuruluna öğrencinin disleksi tanısından dolayı kaynaştırma eğitimine alınmasının uygun olduğunu belirtir ve tüm evrakları kurula gönderir.

İLÇE ÖZEL EĞİTİM ÜST KURULU NE YAPAR?

İlçe Özel Eğitim Üst Kurulu, çocuğu özgül öğrenme güçlüğü tanısından dolayı kaynaştırma programına alır. Buna ilişkin gerekli resmi belgeyi/belgeleri hazırlar Ve tüm bu resmi evrakları Çocuğun okuluna aldığı kararı gönderir.

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM KARARI DAYANAKLARI:

2008-60 Nolu Genelge (Kaynaştırma Yoluyla Eğitim Uygulamaları) Bu genelge ekinde Kaynaştırma Yoluyla Eğitim Uygulamalarında Öğretmenlere yönelik 9 sayfalık öneriler sunulmuştur.573 Nolu, Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde KararnameÖzel Eğitim Hizmetleri YönetmeliğiMilli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği

OKULUN GÖREVLERİ NELERDİR?

İlçe Özel Eğitim Üst Kurulundan gelen karar ve yasal dayanaklar gereği okulda BEP Kurulu toplanır. Bu kurul bundan sonra EN AZ YILDA 2 KEZ GEREKLİ HALLERDE ÇOCUĞUN ÖZEL DURUMUNA GÖRE DEĞİŞEN ARALIKLARDAN HATTA BAZEN AYDA BİR KERE toplanmakla yükümlüdür. Bu zorunluluk yasa gereğidir aynı zamanda.

BEP (Bireysel Eğitim Programı) KURULU ÜYELERİ KİMLERDEN OLUŞUR?

Özel eğitimden sorumlu okul idarecisiOkul rehber öğretmeniÖğrencinin dersine giren tüm branş öğretmenleri, ve diğer tüm ders öğretmenleriÖğrencinin velisi (olmazsa olmaz, zaruridir)Eğer çocuğun bir fizyoterapisti varsa , FiyzoterapistiVarsa ErgoterapistiVarsa dışarıda ders aldığı piyano öğretmeni, yüzme öğretmeni, özel ders öğretmeni, çocukla bire bir ilgilenen kimse ve benzeri, çocuğun eğitimi için önem taşıyan katkı sağlayan/sağlayabilecek herkes bu kurulda yer alır. Alması yasa gereğidir. Hiç kimse bu duruma itiraz edemez. İtiraz edilmesi halinde yasaya aykırı hareket etmiş olur.

BEP KURULU GÖREVLERİ NELERDİR?

Öğrencinin eğitim performansını belirler.O eğitim öğretim yılı içinde kazanılmasını istediği hedefleri belirler.Uygulanacak destek eğitim programını belirler.Uygulanacak sınav tedbirleri belirlenir.Öğrenci için gerekli sosyal tedbirleri alır.Okul içinde alınabilecek fiziki tedbirleri alır.Ve benzeri çocuk özelinde gerekli her türlü tedbiri alır.

BEP KURULU RAPORLAŞTIRMA SÜRECİ:

Yapılan tüm toplantılar ve alınan kararlar raporlaştırılır. Kaynaştırma kararı gelmesinin yıl dönümlerinde okulda yapılan planlamalar ve uygulamalar ‘Bireysel Gelişim Raporu’ ile RAM’lara bildirilir. BEP Kurulu bir eğitim yılı içerisinde en az 2 kez toplanmalıdır. (ilk yarı dönem başı ve 2.yarı dönem başı olarak) Dilerse her ayın başında da toplanıp değerlendirme yapılabilir.

DESTEK EĞİTİM ODASI

BEP kurulu kararı ile; ÖÖG (Özel/Özgül Öğrenme Güçlüğü) tanılı öğrenci haftada 12 saati aşmayacak şekilde ihtiyacı olan derslerden ‘Destek Eğitim Odasından’ bireysel olarak yararlandırılır. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği bu konuyu ayrıntılı bir şekilde düzenlemiş olup, ilgili kanun dayanak kanunlardan bir tanesidir.

SINAV TEDBİRLERİ NELERDİR KISACA:

BEP kurulu kararı ile; Gereksinimlere göre

15 dakika ek süreTek kişilik sınav salonuBir öğretmenin okuyucu ve kodlayıcı olarak sınavlarda eşlik etmesi

Bu tedbirlerin hepsi ya da bir kaçı sınavlarda uygulanabilir.

BEP kurulu kararı ile;

Öğrencinin oryantasyonuAkranlarıyla olumlu iletişimiKendini ifade etme yeteneğiÖzgüveninin güçlendirmesiÖğrencinin çalışma gruplarına katılımını desteklenmesi alanlarında gerekli tedbirler alınır.Öğrenciye başarabileceği görev ve sorumluklar verilmedir.Öğrencinin soru sormasına, gerektiğinde konularının tekrar edilmesine fırsat tanınmasıİşlenen konuların pekiştirilmesi ve öğrencinin sınava hazırlanmasını sağlamak amacıyla konu içeriğine uygun sorular hazırlanmasıÖğrenciniz yazılı anlatımda güçlük yaşıyorsa sözlü sınavları, kısa yanıtlı ve boşluk doldurmalı sınavların tercih edilmesiÖğrencinin sınavını gerekirse bireysel olarak yapılmasıSınav sonrasında zaman kaybetmeden öğrenciye geri bildirim vermeye dikkat edilmesiÖğrenci ile konuşurken olumsuzdan çok olumlu ifadeler kullanılmasına özen gösterilmesi v.b.

FİZİKİ TEDBİRLER;

BEP kurulu kararı ile; Sınıf içinde ya da okul içinde öğrencinin eğitim öğretime ulaşması, etkin faydalanmasına yönelik tedbirleri alır. (Ön sırada oturması, Cam kenarında oturması, belirli periyotlarda dikkatinin çekilmesi, ihtiyaç halinde rehber öğretmenle ders arasında görüşmesi v.b.)

RAPORU OLAN ÖĞRENCİNİN SINIF BAŞARISININ DEĞERLENDİRİLMESİ, SINIF GEÇME VE KALMA DURUMUNA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER İSE ŞU ŞEKİLDEDİR;

ÖĞRENCİ BAŞARISININ DEĞERLENDİRİLMESİMADDE 31 –(1) İlkokullarda öğrencilere sınıf tekrarı YAPTIRILMAMASI esastır.

(3) Kaynaştırma ve özel eğitim sınıflarında eğitimlerine devam eden öğrencilere, başarısızlıklarından dolayı sınıf tekrarı yaptırılmaz. Ancak;

a) Velinin yazılı talebi ve Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı Geliştirme Biriminin kararı doğrultusunda, ilkokulda kaynaştırma öğrencilerine bir defaya mahsus olmak üzere sınıf tekrarı yaptırılabilir. Okula hiç devam etmeyen öğrenciler ve ilkokul haftalık zorunlu ders saati sayısı kadar değerlendirilmesi yapılamayan/puanı girilmeyen öğrenciler ile bu Yönetmeliğin 27 nci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen mazeretler dışında okula en az bir dönemdevam etmeyen öğrencilere sınıf tekrarı yaptırılır.b)Bu öğrencilerin okula devam durumları; ilkokul öğrencileri için bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi, ortaokul ve imam-hatip ortaokulu öğrencileri için ise ikinci fıkrasının (b) bendi hükümlerine göre değerlendirilir.(2) Ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında;b)Eğitim ve öğretim yılında özürsüz 20 gün devamsızlık yapanlar ile bir üst sınıfı başarmada güçlüklerle karşılaşabilecek öğrencilerin sınıf geçmesi veya sınıf tekrarına, ikinci dönemin son haftasında şube öğretmenler kurulunda karar verilir.Alınan gerekçeli karar, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (EK-5) Ders Yılı Sonu Şube Öğretmenler Kurulu Öğrenci Kişisel Değerlendirme Tutanağına yazılarak e-Okul sisteminin ilgili bölümüne işlenir. Tutanağın bir örneği ders yılı sonu şube öğretmenler kurulu karar dosyasında saklanır. Ayrıca veli de bilgilendirilir. Bu kararda, oyların eşitliği hâlinde başkanın kullandığı oy yönünde çoğunluk sağlanmış sayılır.

TEOG SÜRECİ VE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER ;

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Resmi Web Sitesinde TEOG Sınavına girecek öğrenciler için 2016-2017 Öğretim Yılı Ortak Sınavlar e-Klavuzu yayınlanmış olup, İş bu süreçte Özel Eğitim İhtiyacı olan öğrencilerin İzleyeceği süreç, ilgili işlemler açıkça belirtilmiştir.

SÜRECE DİKKAT!…

Şöyle ki;

ÖZEL EĞİTİM İHTİYACI OLAN ÖĞRENCİLERLE İLGİLİ İŞLEMLER

Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin sınavlarda özelliklerine uygun hizmet alabilmeleri için; örgün eğitime devam edenlerin ilgili RAM’a, açık öğretim ortaokuluna devam edenlerin ise açık öğretim ortaokulu müdürlüğüne birinci dönem için 19 Ekim 2016, ikinci dönem için 10 Mart 2017 tarihleri mesai bitimine kadar müracaat etmeleri gerekmektedir.

Birinci dönemde yapılan ortak sınavlarda tedbir alınan özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için ikinci dönemde yapılacak ortak sınavlarda yeni bir başvuru alınmayacak ve bu öğrenciler aynı hizmetlerden yararlanacaktır. Ancak birinci dönemde sınav tedbirlerine yönelik işlem yapılamayanlar ile ikinci dönemde yapılacak ortak sınavlarda özelliklerine uygun yeni tedbir alınmasına ihtiyaç duyulan öğrenciler için birinci dönem için 19 Ekim 2016, ikinci dönem için 10 Mart 2017 tarihlerine kadar yukarıda belirtilen birimlere başvurulacaktır.

SINAVDA TEDBİR ALINABİLMESİ İÇİN:

Detaylara ve devamına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.meb.gov.tr/…/07062150_20162017retimylortaksnavla…

(NOT: TEOG SINAVININ 2017 SON ÇEYREĞİNDE KALDIRILMASI GÜNDEMDEDİR)

Tüm bu yasalar, kanun hükümleri ÖÖG’li çocukların yararlanabileceği hakları göstermektedir. Her çocuk kendi özelinde farklılıklar gösterdiğinden , her çocuk için alınacak tedbirlerde farklılıklar göstermektedir. Dolayısı ile yasal dayanaklarımız çok açık iken, çocuklar özelinde alınacak tedbirler yasal sınırlamalar içerisinde olabildiğince farklılıklar göstermektedir. Bu anlamda yukarıda belirttiğim bazı kanunlar alınacak tedbirlere ilişkin sınırı geniş çerçevede değerlendirerek belirlemiştir. İş bu sebeple yukarıda vermiş olduğum örnekler sadece onlarla sınırlı olunduğunu göstermemektedir. Değerlendirmeleri yaparken bu sınırı iyi belirlemek çocuk için, doğru eğitim alabilmesi ve bunun sürdürülebilir olması için en elzem olanıdır!

Şimdi üniversiteler içerisinde ÖÖG’li(Disleksili) öğrencilerin/bireylerin kullanabilecekleri yasal hakları ve bu yasal hakların dayanakları nelerdir onları inceleyelim:

Öncelikle belirtmek isterim ki; Ülkemizde Disleksi kavramı 2001’li yılardan itibaren tanınmaya başlamış olsa da, hala bu konuda özellikle üniversiteler içerisinde yasal haklar anlamında çok fazla boşluk ve eksiklik gözlemlenmektedir.

ÖÖG’li(Disleksili) bir üniversite öğrencisinin bu alanda haklarını kullanabilmesi için ÖÖG(disleksi) tanısının olması ve buna ilişkin Engelli Sağlık Kurulu raporunun kendi adına düzenlenmiş olması gerekmektir. Ancak tanılama ve rapor anlamında bu aşamada yaş anlamında bazı sorunlarla karşılaşmak mümkündür.

Şöyle ki; Ülkemizde ÖÖG(disleksi )Tanısı okul öncesi itibariyle başlayıp 16 yaşına kadar yapılabilmektedir. Ülkemizde hali hazırda bu alanda kullanılan test bataryaları çocuğu ancak 16 yaşına kadar resmi olarak tanılamakta ve buna ilişkin rapor düzenleyebilmektedir. 16 yaşından sonra erişkinler için ise yine ülkemizde çeşitli test bataryaları mevcut olup, söz konusu test bataryaları ile resmi olarak tanılama yapılamamakta ve rapor düzenlenememektedir. İlgili erişkinler için olan test bataryaları sadece hali hazırdaki durumun tespitini sağlamakta ancak bunu yasal anlamda resmileştirememektedir. Dolayısı ile üniversite çağına gelmiş ve her hangi bir üniversiteye kaydını yaptırmış bir ÖÖG’li(Disleksili) öğrencisinin 16 yaşından önce tanı ve rapor almış olması bu hakları kullanmasına olanak sağlayacaktır. Aksi bir durum esasen her hangi bir kanun ve yönetmelikle belirlenmemiş olsa da, burada kıyasen bir uygulamanın yapılması, yani söz konusu tanılamanın resmi olarak var olması resmi anlamda hak talebinde bulunabilmesinin yasal dayanağı olacaktır. Aksi bir uygulama son derece suistimale açık olacağından bu durumun öncesinde resmiyet kazanmış olması üniversiteler açısından da, doğru ve hakkaniyetli uygulama alanını beraberinde getirecektir.

YÜKSEK ÖĞRENİM BAKIMINDAN YASAL HAKLAR VE DEĞERLENDİRME;

Öncelikle belirtmek isteriz ki; Ankara Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneğini, 27 Kasım 2015 tarihinde Antalya Rixos otelde 24 üniversite, 65 akademisyen, 4 Bakanlık, Ösym – Rtük- Yök – Ram gibi kurumlar ile stklar ve ailelerin katıldığı 5 komisyon salonlu 2 gece 3 gündüz süren “Dislekside gelecek hedeflerinin belirlenmesi Çalıştayını” gerçekleştirmiştir. Bu Çalıştay Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile ortak olarak düzenlenmiş ve Çalıştay öncesinde, Bakanlık 2015-2017 yıllarında Disleksiyi Devlet Politikası olarak ilan ederek bu süreç içerisinde Derneğin Gold partneri olmuştur. Anılan Çalıştay Türkiye’nin ilk Çalıştayıdır.

Söz konusu Çalıştayın hemen ardından Çalıştayda düzenlenen raporlar neticesinde Derneğin de sunduğu taleplerine istinaden, ÖSYM ÜNİVERSİTE SINAVLARINDA DİSLEKSİLİ(ÖZGÜL/ÖZEL ÖĞÜRENME GÜÇLÜĞÜ) ÇOCUKLARA CİDDİ YASAL HAKLAR TANIMIŞTIR. Bu haklar 2016 ÖSS sınavları öncesinde resmi gazetede yayınlanarak dislektik bireyler/çocuklar tarafından kullanılmaya başlamıştır. Söz konusu yasal haklar, 2016 ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME SİSTEMİ (ÖSYS) KILAVUZU’nda yer almıştır. Peki bu haklar nelerdir?

İş bu kılavuzda yer alan yasal haklara ilişkin bölümü aşağıda kılavuzda yer aldığı şekilde alıntı yaparak yazıyı aynı şekli ile ekliyorum. Ve yine “ÖSYM” kitapçığının arka yüzünde yer alan görüntüyü de yazının altına ekliyorum.Şöyle ki;

“”DİĞER ENGELİ OLAN ADAYLAR

Sağlık Durumu/Engel Bilgi Formunda Sürekli Engel Grubunda;

-Süreğen Hastalık (Kronik)

-Dil ve Konuşma Zorluğu

-Zihinsel (MR)

-Sınıflanamayan alanlarını işaretleyen adaylar, bu grupta yer almaktadır.

ENGELLİ SAĞLIK KURULU RAPORLARINDA;

-zihinsel MR (mental retardasyon) ile sınıflanamayan grupta yer alan yaygın gelişimsel bozukluk (otizm spektrum bozuklukları (OSB), asberger sendromu, RETT sendromu, dezintegratif bozukluk vb.), özgül/özel öğrenme güçlüğü(disleksi, dikkat eksikliği, hiperaktivite vb.) olduğu belirtilen adaylara ek süre ve talepleri doğrultusunda okuyucu ve/veya işaretleyici yardımı verilir. Bu adaylar tüm sorulardan sorumludur. Okuyucu yardımı alan adayların istedikleri takdirde sınav esnasında soruları kendilerinin de okumalarına izin verilir. Okuyucu ve/veya işaretleyici yardımı talep etmeyenler istedikleri takdirde tekli salonlarda sınava alınır.” ÖSYM kitapçığında yer alan ve işaretlenmesi gereken ilgili alanın görseli de aşağıda yer almaktadır.

ÖYS’min 2017 Sınav kılavuzunu inceleyin lütfen her yıl yenisi yayınlanmaktadır.

YASAL ve DAYANAK DÜZENLEMELER İSE;

Yine; 5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanun;

Eğitim ve öğretim; Madde 15- (Değişik:6/2/2014-6518/73 md.)

-Üniversite öğrencilerinden engelli olanların öğrenime etkin katılımlarını sağlamak amacıyla, Yükseköğretim Kurulu koordinasyonunda, Yükseköğretim kurumları bünyesinde, engellilere uygun araç-gereç ve ders materyallerinin, uygun eğitim, araştırma ve barınma ortamlarının temini ile eğitim süreçlerinde yaşadıkları sorunların çözümü gibi konularda çalışma yapmak üzere ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON MERKEZLERİ,kurulur.

-Engelliler Danışma ve Koordinasyon Merkezinin çalışma usul ve esasları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca müştereken çıkarılan,yönetmelikle,belirlenir.şeklinde hüküm kurulmuştur.

-5378 Engelliler Hakkında Kanun;

Madde 16- (Değişik:6/2/2014-6518/74 md.)

-Bireylerin eğitsel değerlendirme, tanılama ve yönlendirilmesi ile ilgili iş ve işlemler rehberlik ve araştırma merkezi bünyesinde oluşturulan Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu tarafından yapılır. Bu sürecin her aşamasında aile bilgilendirilerek görüşü alınır ve sürece katılımı sağlanır. Eğitsel değerlendirme ve tanılama sonucunda özel eğitime ihtiyacı olduğu belirlenen bireyler için Özel Eğitim Değerlendirme Kurulunca rapor hazırlanır ve eğitim planı geliştirilir. Bu planlama her yıl revize edilir.

–Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu, özel eğitime ihtiyacı olan bireyleri ilgi, istek, gelişim özellikleri, akademik disiplin alanlarındaki yeterlilikleri ile eğitim ihtiyaçları doğrultusunda örgün ve yaygın eğitim kurumlarına yönlendirir.

-Kurulun teşkili ile çalışma usul ve esasları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı’nca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir. şeklinde hüküm kurulmuştur.

-Diğer taraftan- R.G. 26184, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği Kapsamında;

Yüksek öğretimde özel eğitim hizmetleri;

MADDE 32 – (1) Ortaöğretimlerini tamamlayan özel eğitime ihtiyacı olan bireyler; RAM’lar, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri yürütme komisyonu veya rehberlik ve psikolojik danışma servisi tarafından yüksek öğretime yönlendirilirler.(2) Yüksek öğretime giriş sınavlarında ve değerlendirmede bu bireylerin yetersizlik türü ve özelliklerine uygun düzenlemeler yapılması konularında ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılır.

YAYGIN EĞİTİMDE ÖZEL EĞİTİM HİZMETLERİ

MADDE 33 – (1) Özel eğitim kurumları ile diğer kurum ve kuruluşlarda farklı konu ve sürelerde düzenlenen programlarla özel eğitime ihtiyacı olan bireylere yönelik eğitim hizmeti verilir. Bu hizmetlerin yürütülmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:

a) Yaygın eğitim hizmetleri; bireylerin temel yaşam becerilerini geliştirmek, öğrenme ihtiyaçlarını karşılamak, onları işe ve mesleğe hazırlamak amacına yönelik programların hazırlanması ve uygulanması biçiminde yürütülür.b) Yaygın eğitim programları, ailenin, bireyin eğitimine etkin katılımını sağlamaya ve temel yaşam becerilerini kazanmasına yönelik bilgi ve beceriler içerecek şekilde hazırlanır.c) Yaygın eğitim programları; bireylerin gelişim özellikleri ve yeterlilikleri doğrultusunda bulunduğu çevrenin imkânları ve iş piyasasının talepleri dikkate alınarak uygulama ağırlıklı planlanır.ç) Yaygın eğitim hizmetleri, illerde oluşturulan il mesleki eğitim kurulu ile resmî ve özel kurum ve kuruluşların iş birliğiyle planlanır ve uygulanır.d) Kaynaştırma uygulamaları kapsamında özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin, diğer resmî ve özel kurum ve kuruluşlarla yapılacak iş birliği çerçevesinde yaygın eğitim programlarından yararlanmaları sağlanır.e) Özel eğitim okul ve kurumlarında açılan yaygın eğitim programlarına katılan bireylerin iaşe ve ibateleri eğitimleri süresince Bakanlıkça karşılanır. Ayrıca, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin aile eğitimi programlarına katılan birinci derecedeki yakınları ya da velisi de aynı haktan yararlanır.f) Yaygın eğitim kurumlarında özel eğitime ihtiyacı olan bireyler için özel eğitim sınıfları oluşturulabilir.

KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİN YASAL DAYANAKLARI VE KISACA TARİHÇESİ;

İlk olarak 1975 yılında ABD’deyürürlüğe giren PL 94-142 Tüm Engelliler İçin Eğitim Yasası’nda kullanılan “EN AZ KISITLAYICI EĞİTİM ORTAMI” kavramı, 1977-1978 öğretim yılında ilk kez uygulamaya, başlandığında,“KAYNAŞTIRMA” olarak adlandırılmıştır. ABD’de eğitim 1975 yılında PL 94-142 ile yerel yönetimlere bağlanmış ve yerel yönetimler 3-21 yaş arasındaki yetersizliği olan tüm çocuklara, yetersizliklerinin derecesi ne kadar olursa olsun, ücretsiz ve uygun eğitim sağlamakla görevlendirilmişlerdir. Daha sonra, 1990 yılında PL 94-142’de bazı değişiklikler yapılmış ve bu yasa, PL 101-476 Özürlülerin Eğitimi Yasası (IDEA) adını almıştır. PL 101-476’ya göre, okullar, yetersizliklerinin derecesi ve özellikleri ne olursa olsun tüm öğrencileri kabul etmek zorundadır; yetersizliği olan hiçbir çocuk ücretsiz eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Yasaya göre;yetersizliği olan çocuklar, mümkün olan en üst oranda, normal akranlarıyla birlikte normal eğitim okullarında eğitim görmelidir. Bu yasadan sonra kabul edilen PL 105-17 yasasına göre, özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencilerin büyük çoğunluğunun normal eğitim sınıflarında eğitim görmesi gerektiği ve normal eğitim okullarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin de ekibin bir parçası olarak görülmesi gerekliliği hükmü ön plana çıkmıştır.

Türkiye’de kaynaştırma 1983 yılında yürürlüğe giren 2916 sayılı Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Kanunu ile yasal olarak kabul edildiği görülmektedir. Kanunu’nun 4.maddesinde “Durumları ve özellikleri uygun olan yetersizliği olan çocukların, normal gelişim gösteren çocukların eğitimi için açılmış olan okul ve eğitim kurumlarında, normal gelişim gösteren akranları arasında eğitilmeleri için gerekli tedbirler alınır.” hükmü yer almakta İDİ.

Kaynaştırma, 2916 sayılı kanundan sonra 30.05.1997 tarihli KHK/573 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle tekrar gündeme gelmiştir. KHK/573’ün 12.maddesinde “Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitimleri, hazırlanan bireysel eğitim planları doğrultusunda akranları ile birlikte her tür ve kademedeki okul ve kurumlarda uygun yöntem ve teknikler kullanılarak sürdürülür.” HÜKMÜ YER ALIR. Ve DESTEK EĞİTİM İLK KEZ BU YASALARLA MEVZUATTA YER ALMIŞTIR. ANCAK HALA SIKINTILIDIR.Daha sonra; Ocak 2000’de yürürlüğe konulan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği ise, kaynaştırmayla ilgili daha açık ifadelere ve uygulamaya yönelik hükümlere yer vermiştir.Daha sonra 2006 yılında yeniden gözden geçirilip, yürürlüğe giren Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde ise, kaynaştırma uygulamaları sırasında dikkate alınması gereken önlemler sayılmıştır. Burada açık ve net olarak BEP’ten söz edilmiştir.Bu yönetmelik devam eden, 2012 ve 2013 yıllarında güncellenmiştir.2016 E-KPSS Başvuruları, E-KPSS Hakkında;

Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik” uyarınca Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) Merkezimiz tarafından 24 Nisan 2016 tarihinde saat: 10.00’da 81 il merkezinde uygulanacaktır.

EKPSS sınavına girmesi gereken adaylar için başvuru süresi 23 Şubat 2016 tarihinde başlayacak, 9 Mart 2016 tarihinde sona erecektir. Sadece kuraya katılmak için başvuru yapacak adaylar için başvuru süresi 03 Mayıs 2016 tarihinde başlayacak, 16 Mayıs 2016 tarihinde sona erecektir.

Detaylar için aşağıdaki linki inceleyebilirsiniz.

http://www.osym.gov.tr/…/2016-ekpss-basvurulari-23022016.ht…

SON OLARAK KULLANABİLECEĞİMİZ HAKLARA İLİŞKİN, YASAL DAYANAKLAR AŞAĞIDA YER ALMAKTADIR:

C AnayasasıTürk Ceza Kanunu2008-60 Nolu Genelge (Kaynaştırma Yoluyla Eğitim Uygulamaları) Bu genelge ekinde Kaynaştırma Yoluyla Eğitim Uygulamalarında Öğretmenlere yönelik 9 sayfalık öneriler sunulmuştur.07.2012 R.G.28360 – Milli Eğitim Bakanlığı-Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği,07.2014 -29072 Sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanun573 Nolu, Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde KararnameAiller için, 2010/2 Nolu genelge

Yukarıda belirtmiş olduğum tüm yasa ve kanun hükümlerimden yararlanmak isteyen üniversite öğrencisi, kayıtlı olduğu üniversitesinin öğrenim gördüğü bölüm başkalığına, üniversitenin engelli birimine gerekli hallerde rektörlüğe yazacağı bir dilekçe ve ekine ekleyeceği , 16 yaş öncesinde almış olduğu engelli sağlık kurulu raporu/raporları(yıllar içerisinde yenilenenlerde dahil) birer örnekleri ile birlikte başvuruda bulunarak , ihtiyaç duyduğu tedbirleri(sınav tedbirleri, fiziki tedbirler, sosyal tedbirler v.b) talep etmelidir. Talep etmesi halinde üniversitenin tavrı mefi yada müspet olabilir. Menfi bir karar alması durumunda ilgili yasa hükümleri dahilinde rektörlüğe başvuru yapmasını istiyoruz. Her halde menfi sonuç alınması halinde tüm yasal ve dava haklarını saklı tutarak, adli mercilere başvuru yapılabilir. Ancak bu en son başvurulmasını istediğimiz bir yoldur.

AYRICA 2016-2017 YILINDA ÜNİVERSİTELERDE ÖĞRENCİLERE KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNDEN FAYDALANDIRAN VE ÜNİVERSİTE BÜNYESİNDE GEREKLİ TEDBİRLERİ ALAN ÜNİVERSİTELER DE AŞAĞIDAKİ GİBİDİDİR TARAFIMIZCA DUYRULUR;

*****Tüm ilgili Kanun ve yönetmelikler kıyasen Üniversiteler içinde uygulanır. İlgili tüm Kanun ve Yönetmeliklerde ENGELLİ BİREYLER İÇİN “TÜM TEDBİRLER ALINIR” düzenlemesine özellikle sıkça yer verilmiştir.!

*****Ülkemizde bugüne dek uygulama alanı bulmuş ilk örnekleri, 2016-2017 Öğretim yılı içerisinde Amasya Şerefeddin Sabuncuoğlu Sağlık Hizmetleri (Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü) ‘de Üniversitesi ile İstanbl Teknik Üniversitesinde okuyan iki ÖÖG’li öğrencimiz için üniversiteler bölüm başkanlıkları tarafından tüm yasal haklar uygulanmış, gerekli tedbirler öğrenciler özelinde alınmıştır.

Eylül 2017 yılında ise, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğrenim gören yaşı dolayısı ile ÖÖG’li olarak resmi tanı alamamış ancak dikkat eksikliği hiperaktivite tanısı ile engelli sağlık kurulu rapour almış bir öğrencimiz için başvuruda bulunduk. Neticesini beklemekteyiz. Dilerim ki, ülkemizde üniversiteler nezdinde de bu alanda gereken tüm tedbirler alınır ve uygulama alanı bulur.

HAKKINIZI İSTEMEYİ İHMAL ETMEYİN! Av. Burcu AKAR MURATOĞLU

 

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir