Çocuğunuz Üstün Zekalı Olabilir!

Çocuğunuz Üstün Zekalı Olabilir!

Arkadaşlar, çocuğumuz özel yetenekli olsun ya da olmasın  zeka endüstrisi günümüz ebeveynlerinin içine çekildiği en büyük tuzaklardan birisi olarak kendini gösteriyor. Uz.Klinik Psikolog, Analitik Terapist ve Aile Terapisti Z.Sezen Erem’in bu konudaki yazısını sizlerle paylaşıyorum.

Bugünlerde internette bir reklam çok fazla gözüme çarpıyor. Reklamda büyük harflerle “Çocuğunuz Üstün Zekalı Olabilir” diyor. Tıklayıp içeriğine bakmadım, reklamı yapan kurum ya da kişilerle ilgili malumatım yok, onların faaliyetleri hakkında değil bu reklamın bana düşündürdükleriyle ilgili bir şeyler yazmak istedim. Ne kadar çok üstüne gidiliyor şu zeka meselesinin. Zeka testi sonucuna göre öğrenci kabul eden kolejler, çocuğunuzun zekasını nasıl geliştirebilirsiniz konulu tonlarca eğitim, makale ve materyaller, çocuğunun zekasıyla övünebilmek için tıbbi gereklilik olmadan zeka testi yaptırmaya koşturan ebeveynler, zeka oyuncakları daha şimdi sayamadığım, aklıma gelmeyen aklımın alamadığı daha neler neler! Büyük annelik endüstrisi içinde adeta bir yan sanayi olarak zeka endüstrisi!

Sürekli olarak çocuklarımızın daha zeki olması için kendimizi paralamamız gerektiği, en zeki çocuğa sahip olmanın dayanılmaz cazibesi bizlere sunulup duruyor. Nerede kaldı annelik sağduyusu, şartsız anne sevgisi. En zeki çocuk sizin çocuğunuz olmazsa sevmeyecek misiniz çocuğunuzu? Diyelim ki söz konusu reklamı gördünüz, bir hevesle randevu aldınız ve test yaptırmaya gittiniz. Ve çocuğunuz üstün zekalı çıkmadı. Orada yaşayacağınız hayal kırıklığı hiç mi sızlatmayacak vicdanınızı, hani her koşulda çok sevecektiniz çocuğunuzu. Ya da sizin hayal kırıklığınızı bir kenara bıraktım, o kolejlere girmek için mesela zeka testi yaptırılan çocuğun küçücük dünyasında “üstün zekalı değil” olarak damgalanmanın getirdiği yıkımı, gereksiz bir başarısızlık algısını nasıl bertaraf edeceksiniz?

Bu zeka endüstrisi günümüz ebeveynlerinin içine çekildiği en büyük tuzaklardan birisi. Bu demek değil ki zeka geliştirici oyuncaklar aktiviteler tümden kötüdür, yapılmamalıdır. Elbette ki çocuğunuzun zekasını geliştiren oyuncakları tercih edeceksiniz, onunla yaşına e düzeyine uygun aktiviteler yapacaksınız. Varolan potansiyeli 3 birim de olsa 10 birim de olsa onu geliştirecek çevre ve ortamı çocuğa sunmak ailenin en önemli görevlerinden birisidir. Ama burada püf noktası çocuğunuzun IQ skoru 80 de olsa 140 da olsa onu seveceksiniz ve anne baba olmanın en zor taraflarından biri kendi arzularınızı onun üzerinde gerçekleştirmeye çalışmayacak, keşke skor 140 olsaydı demeyeceksiniz. Siz de muhtemelen kuşağınızın, akranlarınızın içinde en zeki çocuk değildiniz, çocuğunuza da öyle olmama hakkını en derininizde hissederek vereceksiniz.

Hani dedim ya varolan potansiyeli geliştirecek çevre sağlamak diye, işte onun temeli de bu koşulsuz sevgi ve kabuldür. Bütün bu zeka endüstrisi söylemlerinin atladığı kısım budur. Bir bebeğin veya çocuğun zekası ancak mutlu olduğu, sevildiğini, güvende olduğunu hissettiği ortamda gelişir, çocuğun yaşadığı küçük veya büyük her travma onun girişimciliğini engeller ve girişimcilik olmadan da o çok para verip aldığınız materyallerin hiçbirini yeterince değerlendiremez.

O yüzden lütfen üstün zekalı bir çocuk sahibi olma hayallerinin peşinden gitmeyi bırakın, çocuğunuza sıkıca bir sarılın üstün zekalı veya geri zekalı olduğu veya olmadığı için değil sadece “ol”duğu için, sizin çocuğunuz olduğu için teşekkür edin.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir