Masum Melekten Zor Çocuğa

Masum Melekten Zor Çocuğa

Arkadaşlar Yakamoz Çocuk Danışmanlığı tarafından yazıyı sizlerle paylaşıyorum.

Benim için süper bir bebek, gözleriyle benim gözlerim birleştiğinde tüm dünya duruyor  sanki o benim için dünyanın en güzel bebeği! O kadar farklı bir duygu ki anlatması  çok zor  anne olmak bambaşka bir şeymiş. Doğum yapmadan önce korkularım vardı. Acaba onu sevebilecek miyim? Şimdi onu uyurken bile özlüyorum, özgür ruhumu esir aldı sanki dünya tatlısı nasıl saf-masum…

 

Onu ilk gördüğümde benden bir parça olduğuna inanamadım. Gülüşü, gamzesi bile var ondan hiç ayrılmak istemiyorum. Baba olmak bambaşkaymış…

 

 

Doğumdan sonra anne ve babalarla  yaptığımız grup çalışmalarında paylaşılan bu duygular zamanla çocuklarımız büyüdükçe, ruh halimizdeki değişiklerle yerini bambaşka duygulara bırakıyor. Böyle sorunlar yaşamayı hayal bile etmemiştim. Çok sinirli oldu. Her şeyi tek başına yapmak istiyor. Bizi hiç önemsemiyor, varsa yoksa arkadaşları…

 

Anne baba olmanın en zor yanı yaşadıkça tecrübeyle ebeveynlik becerimizi geliştirmek,  farklı gelişim dönemlerinde   bağımsız olmaya başlayan, kendini ayrı bir birey olarak ortaya koyan çocuğumuzla bu andan itibaren baş etmekte zorlanmaya başlarız fark etmeden bizlerde zor ebeveynlere dönüşebiliriz.  Anne babalık serüveninde bizde değişirken eşimizle yaşadığımız çatışmalarda yetiştirilme tarzımızdaki farklılıklar su yüzüne çıkmaya başlar.

 

Hayırları-sınırları sadece bir ebeveyn koymaya çalıştığı, kötü polis olduğu  ailelerde bu durumu çok erken yaşta  keşfeden çatışmaları sürükleyen çocuk arkasında onun yüzünden sürekli tartışan, bunu da  ona yansıtan anne babalar bırakır.

 

Kuralları  ortadan kaldıran ebeveynin yanında yer almaya devam eden çocuk, büyüdükçe zor çocuğa dönüşmeye başlar. Böylesi güç dengelerinin bozulduğu evliliklerde çocuk kontrolü ele alır, özellikle evin dışındaki sosyal ortamlarda isteğini elde etmek için ağlama-bağırma ve şiddet davranışlarına başvurmaya başlar. Zaman zaman isteğini yerine getirmeyen ebeveyne karşı vurma vb. davranışlar geliştiren çocuk kendisiyle baş edemeyen ebeveyn karşısında olumsuz davranışlar şiddetini arttırmaya devam eder.

 

Bu tablo karşısında öfke-üzüntünün birbirine karıştığı ruh hali içinde “Sana yalvarıyorum” “Lütfen annen olmam” vb. söylemler  çocuğun dünyasında onunla baş edemeyen anne babanın güçsüzlüğünü arttırır. Bir süre sonra çevreden, okulda arkadaşlarından her isteğinin yerine getirilmesini beklemeye başlar. Dinleme becerisi gelişmediği için en ufak engellenme durumunda şiddete başvurur. Karşısındakinin duygu ve düşüncelerinin önemi yoktur.

 

Bu tür davranışları benimseyen birçok yetişkinle toplumda omuz omuza yaşadığımızın farkındayız. Trafikte, gazete yazılarında, veli toplantılarında karşısındakini dinlemeyen her konuda kendisi haklı olan, eleştiriye açık olmayan kendisine hak verilmediğinde öfkesini kontrolsüzce dışa vuran, birçok kişiyle karşılaşıyor ya onlar yokmuş gibi davranmayı seçiyor, ya kaçıyor, ya da bu inatlaşmanın içinde sürükleniyor buluyoruz kendimizi. Bazen  zor olmadığını düşündüğümüz çocuklara gıpta ile bakıyoruz.

 

Sahnenin gerisinde neler yaşandığını anlayamadan. Anne-babasının her isteğini yerine getiren kendisi için seçilen tüm kurslara itirazsız devam eden, derslerinde çok başarılı olan, ilgi görmek, anne babanın sevgisini kaybetmemek adına kendi isteklerinden-ihtiyaçlarından vazgeçerek kendini adayan bu çocuklar büyüdüklerinde itaatkâr, kararsız, başkalarının onayına ihtiyaç duyan, hata yapmaktan korkan başkası için adanan hayatların kahramanları olurlar. Kendilerine ne istediğini hiç soramayan bu kişiler yetişkin olmayı belki de yaşam boyu hiç öğrenemezler.

 

Çocukluğun masumluğuna dürüstlüğüne-saflığına geri dönmeyi arzuladığımız yetişkin yaşamda zor çocukların zor  anne babaları olmak yerine, onu büyütürken içindeki çocuğa dokunabilen her seferinde ondan öğrendikleriyle  değişebilen anne babalar olabilmeyi seçmeliyiz.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir