Üstün Yetenekli Çocuk, Anne-Baba ve Öğretmen İlişkisi

Üstün Yetenekli Çocuk, Anne-Baba ve Öğretmen İlişkisi

Arkadaşlar Mehmet Duran ÖZNACAR’ ın yazısını sizlerle paylaşıyorum.

Sabır

Üstün yetenekli çocuklar bazen sınırlarınızı zorlayacak şekilde sorgulayıp, eleştirip, sorular sorarak sabrınızı test edebilirler. Ebeveyn olarak birlikte oluşturduğunuz kurallara uymayan gözlemlenebilir davranışlar sergilediklerinde sabırsız davranıp taviz vermek, diğer kurallardan da taviz alabileceğini düşündürür. Eğer birlikte hazırlanmış bir kural varsa, çocuğa açık ve net bir şekilde anlatılmış, öğrenildiğine dair geri bildirim alınmış ise bu kuralın gerekliliği sabırlı bir şekilde tekrar izah edilmeli ve her zaman uygulanmalıdır.

Üstün yetenekli çocuklar da diğer bütün çocuklar gibi sevgi, güvenlik ve anlayışa ihtiyaç duyarlar. Bu türden çocukların yeteneklerini besleyip geliştirmekle beraber her yönden örnek bir insan olarak yetişmelerini sağlamalıyız. Bunun için de onların üzerinde düşünecekleri, yapacakları, araç ve gereçleri sağlamalıyız. Bu araç ve gereçler yeteneklerini geliştirici nitelikte olmalıdır.

Anne Baba Olarak;

  • Çocuğunuzu fazla koruyup, bazen reddedip ya da ondan çok şey bekliyor musunuz?
  • Çatışmaların olduğu bir aile ortamınız var mı?
  • Çocuğunuzun eğitimi ve tercihleri üzerinde eşinizle belirgin fikir ayrılıkları görülüyor ve bu fikir ayrılığı çocuğunuz tarafından biliniyor mu?
  • Çocuğunuzun gösterdiği sorun davranışlarda eşler olarak tutarlı olmak yerine farklı tutum sergiliyor musunuz?
  • Eşinizle ayrı yaşıyor musunuz ve problemleriniz var mı?
  • Karşılaştığınız problemlerde çocuğunuzu suçluyor musunuz?
  • Anne veya baba olarak çocuğunuzla iletişim kurmada sorun yaşıyor musunuz?
  • Evde demokratik bir aile ortamı yerine anne veya babanın otoriter tutum sergilediği bir ortam var mı?
  • Baba olarak çocuğunuza karşı sert ve olumsuz tavırlar içinde misiniz?
  • Evinizde çocukları öğrenmeye ve okumaya teşvik edecek kitap ve materyal sayınız az mı?
  • Ana baba ve çocuklar arasında herhangi bir konuda fikir alış verişi yapmak yerine görüşlerinizi dikte ediyor musunuz?
  • Çocuğunuzu yaptığı herhangi bir işte cesaretlendirmek yerine başaramayacağı yönünde telkinlerde bulunuyor musunuz?
  • Anne baba olarak biriniz “görev veren efendi”, diğeriniz ise çocuğun koruyucusu ve avukatı rolünü üstleniyor mu?
  • Aile ilişkileriniz gergin ve aile yaşantınızda şiddet var mı?
  • Çocuğunuzun öğretmeni ile iletişim halinde değil misiniz?
  • Çocuğunuzun özel yetenekleri hakkında keşfettiklerinizi öğretmeni ile paylaşıyor musunuz?
  • Öğretmenin olumsuz olarak nitelendirdiğiniz özelliklerini çocuğunuzla aynı ortamda iken paylaşıyor musunuz?
  • Çocuğunuz öğretmeninin beceriksiz olduğunu, ders anlatamadığını, sorulara yanıt veremediğini söylediğinde sizi kendi yanında durmaya ikna ediyor mu?
  • Başarı düşüklüğünün ilk dönemlerinde çocuğunuz ve sizler, gerekli desteği vermediği ve özen göstermediği için öğretmenlerini suçlayıp, bu durumdaki değişimi de genellikle öğretmenlere mal ettiğiniz oluyor mu?
  • Yukarıdakilerin yaşandığı bir aile ortamı var ise ve bütün bunları görmezden gelip tüm sorumluluğu öğretmene yüklemiş isek bunun ne kadar etik olduğunu da düşünmek gerekmez mi?

Öğretmen Olarak;

  • Öğrencilerin kapasitesine uygun ders/etkinlik/aktivite programı hazırlıyor musunuz?
  • Yetenekli, düşünceli bir öğretmen olarak sınıfınızdaki öz güvenini kaybetmiş öğrencilerle işbirliği yapıp, onları herhangi bir etkinlik/aktivite içerisine çekebiliyor musunuz?
  • Ödevlerini teslim etmeyen, öğrenme isteği ve etkinliklere ilgisi olmayan başarı düşüklüğü yaşayan öğrencilerle ilgileniyor musunuz?
  • Küçük dokunuşlarla büyük değişimler yapabilen bir sanatçı gibi sınıfla ve öğretim ortamıyla arasındaki bağını koparmış birçok öğrenciyi yeniden ateşleyebiliyor musunuz?

Anne-Baba ve Öğretmen Olarak Yapılması Gerekenler:

  • Demokratik tutum sergilemeye,
  • Sabırlı ve duyarlı bir biçimde çocuklarını etkin dinleme ve geri bildirim vermeye,
  • Aile içinde ve eğitim ortamında eşit haklar tanımaya,
  • Düşüncelerini açıkça ifade etmelerini destekleme ve cesaretlendirmeye,
  • Bağımsız ve kendini gerçekleştirmiş bir kişilik geliştirmelerini teşvik etmeye,
  • Çocuklarının olgunluk düzeylerine uygun, mantıklı isteklerde bulunmaya,
  • Tutarlı, kararlı ve rol model olunarak kuralları öğretmeye,
  • Gelişim düzeyine uygun sorumlulukları almalarını sağlamaya ve değiştirmek istediğimiz davranış veya performansa yönelik geri bildirimde bulunmaya özen göstermeliyiz.
  • Çocuklar; sevgi, saygı, güven, hoşgörü ortamında, adil ve tutarlı bir düzen içerisinde, kabul gördüğü ve bireysel sorumluluklarını alabildiği, bireysel bağımsızlıkları kadar toplumsal değerlerin de kazandırılmaya çalışıldığı bir aile ve eğitim ortamı içerisinde desteklenmelidir.

Aileler ve öğretmenler yüksek başarıyı ya da gelişmiş sosyal yakınlığı teşvik edebilecekleri gibi aynı tutum ve davranışlarla başarısızlığa da sebep olabilirler. Üstün zekâlı öğrencilerin akademik başarısızlıklarında anne-babalar, kardeşler, öğretmenler, arkadaşlar ve ders içerikleri gibi birçok sebep olabilir. Yapılan araştırmalar, yeni bir yere taşınmanın ya da aynı yerde bir üst sınıfa geçmenin, çatışmalı bir boşanmanın, ani bir hastalığın, yeni doğan bir kardeşin, olumsuz yönleri anlatılmış ve ön yargı oluşturulmuş bir öğretmenin ya da yeni bir gruba girmenin ve kendini ifade etmede yaşanılan güçlüklerin başarı düşüklüğünün başlangıcı olabileceğini belirtmektedir.

Örnek Olaylar:

Ayşe, Bilim ve Sanat Merkezi tanılama testi sonucunda üstün yetenekli olduğu tespit edilerek kayıt hakkı kazandı. Kitap okumayı çok seven ve akademik alanda üstün başarı sergileyen bir öğrenciydi. Sınav sonucunda çok iyi bir puanla fen lisesine başladı. İlk günlerden itibaren okuldaki arkadaşlarının teneffüslerde kitap okumasını alay konusu yaparak “inek” söylemi ile kitaplarının arasına ot koymalarını ve bundan rahatsızlığını dile getirmeye başlamıştı. Bunların normal olduğu ve öğrencilikte bu gibi durumları bizlerin de yaşadığını söyleyerek geçiştirmiştik. Bir gün okul rehber öğretmeninden aldığımız bir telefonla okula çağrıldık ve duyduklarımız karşısında çok şaşırmıştık. Akademik başarısı yüksek, derslerdeki aktifliği ve sorulara getirdiği farklı çözüm önerileri ile sık sık öğretmelerinden övgü aldığımız kızımızın notlarının ortalama düzeye düştüğünü, ödevleri teslim etmediğini, derslerde sorulara cevap vermediğini ve düşüncelerini ifade etmemeye başladığını öğrendik…

Sosyal çevresi ile uyumlu üstün yetenekli çocuklar, yaşıtlarıyla daha iyi geçinebilmek ve iyi sosyal ilişkiler içinde olabilmek için başarıdan vazgeçebilirler. Ortaokul ve özellikle liselerde sınıfta şakalar yapmak, öğretmenleriyle sürekli tartışmak ve dahası arkadaşlarına kabadayılık yapmak gibi problemler de gözlenebilir.

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir