Bilsem Süreci

Bilsem Süreci

Arkadaşlar Sakarya Bilim ve Sanat Merkezi’de DANIŞMAN/MENTÖR/ÜSTÜN YETENEK-ZEKA UZMANI Yıldıray Çamdeviren’in yazısını sizlerle paylaşıyorum.

ÖNEMLİ…
Birçok anne baba ve öğretmenin, bilim ve sanat merkezlerine öğrenci seçiminde işletilen süreci yanlış değerlendirdiğine şahit oluyorum. Bu yüzden böyle bir açıklamayı, yakında başlayacak olan yeni başvurular öncesinde yapmayı uygun buldum.

Öğretmenleri tarafından bilim ve sanat merkezleri için önerilen öğrenciler, iki aşamalık bir sürece tabi tutulurlar. Bunlardan birincisi; on binlerce öğrencinin katıldığı grup tarama sınavıdır. Diğeri de; birinci aşamada yeterli performans puanını elde eden öğrencilerin dahil edildiği zihinsel test uygulamasıdır.

Birinci aşamada gerçekleştirilen uygulama; yeni başvurusu alınacak 1’inci, 2’inci ve 3’üncü sınıf öğrencilerini kapsayan tablet bilgisayarlar üzerinden yapılacak olan grup yetenek testidir (sınavıdır). Bu uygulamayla, çocukların; akıl yürütme, ayırt etme, uzamsal, dilsel ve hesaplama zekalarına ne düzeyde sahip oldukları tespit edilir.

Çocuklar, bakanlıkça her sınıf düzeyine göre belirlenmiş performans puanına eşit veya üzerinde bir puan almaları halinde, ikinci aşamada gerçekleştirilecek zeka testine tabi tutulurlar. Bu uygulamanın sonunda da, daha önceden belirlenen performans puanına eşit veya üzerinde puan alan öğrenciler, doğrudan bilim ve sanat merkezlerine kayıt hakkı kazanırlar.

Şimdi, asıl bu yazıyı yazmama neden olan konuya değinmek istiyorum. Çoğu anne baba ve öğretmenin, tanılama sürecine karşı bir güvensizliği söz konusu. Bu güvensizliğin oluşumunda, onlardaki bu süreçle alakalı eksik ve yanlış bilgiler etkili olduğu kadar, milli eğitim yetkililerinin de uygulamanın tanıtımındaki yetersizliği etkili olmaktadır.

Şimdi buraya çok iyi odaklanmanızı istiyorum.

Öncelikle birinci uygulama olan grup tarama testi (sınavı), çocukların okulda öğrendiklerini sınayan bir sınav değildir. Önce burada anlaşalım. Bu uygulama ile çocuğunuzda var olan yukarıda belirttiğim donanımlar ortaya çıkarılmaya çalışılır. Yani başka bir deyişle, uygulanan bu grup yetenek testi ile çocuklarınızdaki alt özel yetenek alanlarının ne kadar düzeyde bulunduğu belirlenmiş olur.

Belki de siz anne babaların ve öğretmenlerin kafasını en çok meşgul eden şey, sürecin ikinci basamağındaki uygulamadır. Yani bireysel zeka testinin yapıldığı uygulama. Nasıl oluyor da, tüm dünyada belli bir yaş aralığındaki bireylere uygulanan ve bir çok alt yetenek alanının düzeyini tespit etmeye yarayan bu standart zeka testinin adı mülakat oluveriyor. İnanın bunu hala anlayabilmiş değilim.

Neyse! Burada ki amacımız suçluyu arayıp bulmak değil. Belli ki; bu uygulamaların tanıtımıyla ilgili bilgilendirme sürecinde ciddi eksiklikler var.

Her ne kadar bu uygulamaları anlayış ve yaklaşım açısından eleştiriyor olsam da, şunu tüm kalbimle söylemek isterim. Bilim ve sanat merkezlerine öğrenci seçimlerinde kullanılan testler standart zeka ve grup yetenek testleridir. Çocuklarımızın bu testlerde istenilen düzeylerde performans sergileyememesi onların bazı özel yeteneklere sahip olmadığı anlamına gelmemelidir. Çocukların uygulama sırasındaki psikolojileri, duyguları, ihtiyaçları ve uygulamanın yapıldığı oda bile sonucu etkileyebilir niteliktedir.

Şimdi, tüm bu açıklamalardan sonra tekrar konuyu değerlendirmenizi istiyorum. Eminim sürece yönelik duyduğunuz endişeler zaman içerisinde ortadan kalkacaktır…

Bilim ve sanat merkezleri için yakında başlayacak olan öğrenci seçimlerine çocuklarınızın da dahil olması ve bahsettiğimiz bu aşamaları rahatlıkla geçmeleri dileğiyle….

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir